Mülteci LGBTİ’lerin sorunları Ankara’da tartışıldı

Hevi LGBTİ, Pembe Hayat ve Kaos GL Ankara’da “Mülteci LGBTİ’ler ve Sorunları” paneli düzenledi.

Mülteci LGBTİ’lerin de katılım gösterdiği etkinlik Kaos GL’den Av. Hayriye Kara’nın 19 Ocak 2016 ve 2 Şubat 2016 tarihleri arasında İranlı LGBT mültecilerin yoğun olarak ikamet ettikleri beş farklı uydu kentte 83 İranlı LGBT mülteciyle yapılan derinlemesine mülakatların sonucu olarak ortaya çıkan  “Tekin Olmayı” Beklerken: LGBTİ Mültecilerin Ara Durağı Türkiye rapor sunumuyla başladı.

“Üçüncü ülkeye yerleşmek yıllar alıyor”

Hayriye Kara, sunuma neden LGBTİ yerine LGBT kullandıklarını anlatarak başladı:

“Raporla ilglili öncelikle şunu belirtmek gerek. Rapor adındaki kısaltmada “İ” geçmiyor. Bunun sebebi İnterseks olduğunu belirten bir mülteci olmaması. Bu yüzden İranlı LGBT Mülteci Raporu. Biz genel olarak çalışma sırasında İran’dan gelme sebeplerine değil, Türkiye’deki sorunlarına yoğunlaştık. Fakat yine de hedef kitlemiz alanda çalışan uzmanlar olduğu için, raporda İran’daki hâllerini de yansıtmak için uluslararası raporlardan alıntıları kullandık.”

“Türkiye’deki başvurulara gelirsek, 1951 Cenevre sözleşmesine coğrafi çekince meselesi var. Türkiye demiştir ki, ‘Avrupa dışında meydana gelen olaylar nedeniyle ülkeme gelenlere mülteci statüsü vermem, şartlı mülteci statüsü veririm. Üçüncü bir ülkeye yerleşene kadar Türkiye’de kalmasına izin veririm. Sadece Avrupa’dan gelenleri mülteci statüsünde sayarım.’ Ve takdir edersiniz ki Avrupa’dan Türkiye’ye akın akın bir geliş olmuyor.”

“İran’dan gelen mülteciler için Uluslararası Koruma prosedürü işliyor. İran’dan gelen bir kişi başvuru yapıyor, başvurusundan sonra şartlı mülteci statüsü alıyor ve üçüncü ülkeye yerleşmek için bekliyor. Bu süreç tabi ki hızlı işlemiyor ve yıllar alabiliyor.”

“Tekin Olmayı” Beklerken: LGBTİ Mültecilerin Ara Durağı Türkiye raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

“Mülteciler ucuz iş gücü olarak görülüyor ve sağlık alanından yararlanamıyorlar”

Hevi’den Can Kaya, dernek olarak mülteci meselesini nasıl ele almaya başladıklarını aktararak başladı:

“Biz Hevi olarak kendimizi bir anda mülteci meselesinin içinde bulduk aslında. Türkiye’ye bir anda hızla gelmeye başlayan Suriyelilerden çok başvuru almaya başladık. Bunun üzerine bir çalışma yapmalıyız diyerek Mülteci LGBTİ’ler çalışmasını kitaplaştırdık. Kitapta, geçici koruma durumunun ne olduğunun, yasal dayanağının, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin uluslararası hukuka ve anlaşmalara dikkat çekilerek, “geçici korumanın” Türkiye’de uygulanmasını anlattık. Bu kitap Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak yayınlandı.”

“Mültecilerin sorunları maalesef çok fazla. Bunlardan öncelikli sağlığı örnek verebiliriz. Bir başvuranımız interseks olduğunu beyan etmişti. Fakat onu erkek olarak kayıt etmişler. Jinekologla görüşmesi gerekiyordu ama erkek olarak kayıtlı olduğu için, devlet hastanesinde hem kimliğiyle dalga geçildi hem de interseks meselesi henüz Türkiye’de de bir bilinmezlik olduğu için yönlendirme yapılmadı. Özel bir hastanede görüşmesini sağlayabildik.”

“Bir de, ben anestesizt olarak bir kurumda çalışıyorum. Biz geçen ay 13 ameliyat almışız, bu ameliyatlar el kopması, bacak kopması ve parmak kopması gibi durumları içeriyor. Ve aldığımız ameliyatların 9’unda hasta mülteci. Bu ağır metal işçiliğinde, ucuz iş gücü olarak yine direkt mülteciler kullanılıyor. Tabi bunlar gayri resmi rakamlar bir yandan çünkü maalesef bununla ilgili de mesela istatistik çıkarmak için bilgi alma talebim reddedildi.”

Etkinlik katılımcıların soruları ve karşılıklı durum kritiğiyle sona erdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir