İranlı Mülteci LGBTİ’ler: Sessizce, Çaresizce Ölüme Doğru Gidiyoruz.

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla bir araya gelen İranlı Mülteci LGBTİ’ler Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) Yalova, Denizli ve Eskişehir önünde eylem yaparak taleplerini sıraladılar.

Okunan metnin tamamı:
🏳‍🌈
Bildiğiniz gibi, 33 aydır Kanada hükümeti, 18 aydır da Amerika hükümeti, LGBT mültecilerin yerleştirilmesini durdurmuş durumda. Bunların haricindeki hiç bir ülke de bizi kabul etmiyor. Pek çok mülteci, 3 sene, 4 sene ve hatta daha uzun süredir Türkiye’de bekliyor. Burası güvenli değil. Türkiye’de LGBT bireylere yönelik homofobik tutum ve saldırılar günden güne artıyor.

Devletler ve liderler bizim sesimizi duymuyor. Biz LGBT mülteciler, hiç bir destek almadan bu korkunç şartlarda unutulmuş durumdayız. Biz de aynı sizler gibi insanız. Amerika, Kanada, Avrupa ve Birleşmiş Milletler sürekli LGBT haklarını savunduklarını iddia etseler de, biz LGBT mültecileri kendi halimize terk ettiler. Kendi siyasi çıkarları için insan haklarını tehdit etmekte, göçmen ve mülteci karşıtı politikalar üretmekteler. Ancak gözden kaçırdıkları bir şey var: dünya, bu taraflı ve önyargılı politikaları izliyor, herkes bu adaletsizliğin farkında.

Pek çok LGBT mülteci burada mali yardım ve iş izni olmadığı için, ciddi mali sıkıntılar yaşıyor ve kronik depresyon tanısıyla yaşamak zorunda kalıyor. Hepimiz ciddi ruhsal ve fiziksel baskılarla yüz yüzeyiz. Dahası, hiç bir yerleştirilme olasığı olmadan beklemek bizi daha da çok yıpratıyor. Sessizce, çaresizce
ölüme doğru gidiyoruz. .

Biz sesimizi dünyaya duyurmak istiyoruz. Bizi duyan herkesten tek ricamız, özgürlük ve haklar için mücadele veren tüm gruplara, derneklere, bireylere ve siyasilere bu sözlerimizi iletmeniz. Biz İranlı LGBT mülteciler sesimizin duyulması için elimizden geleni yapacağız. Tweeter fırtınası (türkiyedeki iranlı lgbtleri kurtarın) işaretiyle sesimizin duyulmasını sağladı. Bugün, Dünya Mülteciler Günü’nde burada ikinci kez toplanmamızın sebebi, sesimiz daha geniş kitlelere duyurabilmek, talep ve önerilerimizi daha net biçimde ortaya koymak.

Bizler yaşadığımız bu korkunç hayattan kurtulmak, hayatımız ve geleceğimizi kurabileceğimiz, barışı ve sevgiyi yayabileceğimiz güvenli bir ülkeye bir an önce yerleştirilmek istiyoruz.”


Haber:Can KAYA

 

Bir cevap yazın